Deniz Pireci

Kendimi bildim bileli porselenle olan ilişkim beni şekillendirmiştir. Bunda babamın elektroporselen üreticisi olmasının payı yadsınamaz. Hammadde almaya giderken beni yanında götürüp, açık ocaklardan nasıl seçim yapılacağını öğretirdi. Sık sık üretimin yapıldığı alanda bulunurdum. Aslında 4-5 yaşlarında büyüyünce ne olacaksın sorularına, nereden öğrendiğimi bilmediğim bir “dekoratör olucam” cevabım hep vardı. Üstelik ne olduğunu bilmeyenlere tek tek açıklıyordum neler yapıldığını. Sonrasında annemim ilkokul öğretmeni olması nedeniyle, 5 yaşında sınavla 2. sınıftan ilkokula başladım. Bu arada ortaokul yıllarımda Altınyurt voleybol takımında başlayan spor hayatım, Taç spor hentbol takımında devam ediyor ve beni disipline ediyordu. Beni Spor Akademisi’ne almak istemelerine rağmen, lise 2. sınıfa geldiğimde o zamanki adıyla Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’na nasıl girileceğini araştırdım. Ne yazık ki okuduğum kolejde, resim derslerinin yerine hep İngilizce dersleri konmuş ve temel eğitimden yoksun kalmıştım. Ama sorun değildi; perspektif bilgisi dahi olmadan giriştiğim bu maceradan ilk tercihim olan seramik bölümüne üçüncülükle girerek çıkacaktım. Hatta sonradan hocalarımın itiraf ettiği gibi okulun tarihinde 16 yaşında okula alınan ilk öğrenciydim. O hızla devam ettiğim derslerimde hocalarım hep cesaretime hayran kalıyordu. Son sınıfa geldiğimde sınıf arkadaşım olan Çetin’le evlendik ve mezun olduktan sonra hemen kendi atölyemizi kurmaya başladık. Bilgi birikimimizle küçük bir atölye oluşturduk. Bu arada ilk oğlumuz doğmuş, bizimle birlikte büyüyordu. İlk başlarda tasarım ağırlıklı seramik objeler üretirken, sonrasında elektroporselen üretiminde daha başarılı olacağımızı fark ettik. Geçimimizi sağlamak için son derece teknik bir konu olan bu alana yönelmeye başladık. Bu arada ikinci oğlumuz da doğmuş, sorumluluklarım da artmıştı. O yıllarda mikronlarla uğraşırken hep “40’ıma kadar bunları yapacağım sonra özüme döneceğim” diyor ve sürekli yapmak istediğim projeleri oluşturup biriktiriyordum. Hocalarımın ısrarıyla geç bir yüksek lisans deneyimini de erken mezuniyetle tamamladıktan sonra bir yıl Kocaeli Üniversitesi’nde eğitimcilik yaptım. Gençlerden çok iyi enerji alıp, tam zamanlı devam etme teklifine rağmen; annemin ağır hastalığı buna engel oldu. Tüm bunlarla birlikte değişen koşullar, hep kendime verdiğim sözleri tutmamı kolaylaştırdı. Karma sergilerle başlayan deneyimlerimde, kimi zaman hızlı kimi zaman yavaş ama istikrarlı bir şekilde ilerlemeye başladım. Yaptığım işlerin üretim aşamasında spor geçmişimin disiplini hep kendini hissettirdi. Ama en önemlisi bugün geldiğim noktadaki başlıca faktör; elektroporselen üretimindeki rutin ve sürekli kendini tekrar eden bir süreci yaşamış olmamdır. Başlangıçtan beri birimlerden yola çıkarak oluşturduğum işlerim, artık yüzlerce aynı birimin tekrarıyla oluşmaktadır. İşlerimde zaman zaman destekleyici olarak kullandığım video ve fotoğraflarda da aynı rutin ve tekrar süreci ağırlıklı olarak görülmektedir. Yıllar içinde enstalasyona yönelmemin de, çocukluk hayalim olan “dekoratörlük”le bir ilgisi olabileceğini de zaman zaman düşünürüm. Ayrıca yıllarca aynı malzemeyle çalışmaktan doğan bilgi birikimimin de malzemeye olan hakimiyetimi arttırdığını düşünüyorum. Böylece sorun yaşamadan projelerimi hayata geçirebiliyorum. Bugün geldiğim noktada ileri baktığımda, hep iki ya da üç sene sonrasını düşünerek projeler üretmekteyim. Hiçbir fikri atlamadan not eder, eskizlerini çizer; sonrasında biriken bu onlarca fikrin içinden günün koşullarına uyanları hayata geçiririm. Zaman içinde biriken tüm bu projeleri dönüp gözden geçirdiğimde, kendi geçmişimle yüzleşirim. Tüm bunları yaparken hep bir derdim vardır, hep bir sorundan yola çıkarak işlerimi üretirim. İşte bu dertleri daha çok paylaşabilmek adına; Göçebe Bağımsız Sanatçı İnisiyatifi’ni oluşturmak için başlattığım girişimde, benimle birlikte yola çıkan ve sonradan katılan arkadaşlarla kolektif bir çabayla yürümekteyiz. Bu kolektif çalışma ruhunun temelinin de, aldığımız eğitimden kaynaklandığını düşünüyorum. Herbiri kendi alanında yetkin olan grup üyeleriyle birlikte, farkettiğimiz sorunlara kendi tarzımızla yaklaşıp görünür kılmaya çalışıyoruz. Farklı projelerde diğer sanatçı arkadaşlarla da birlikte çalışıp, enerjimizi arttırarak yolumuza devam ediyoruz.

24.03.2012