Kendimi bildim bileli porselenle olan ilişkim
beni şekillendirmiştir. Bunda babamın elektroporselen üreticisi olmasının payı
yadsınamaz. Hammadde almaya giderken beni yanında götürüp, açık ocaklardan
nasıl seçim yapılacağını öğretirdi. Sık sık üretimin yapıldığı alanda
bulunurdum. Aslında 4-5 yaşlarında büyüyünce ne olacaksın sorularına, nereden
öğrendiğimi bilmediğim bir “dekoratör olucam” cevabım hep vardı. Üstelik ne
olduğunu bilmeyenlere tek tek açıklıyordum neler yapıldığını. Sonrasında
annemim ilkokul öğretmeni olması nedeniyle, 5 yaşında sınavla 2. sınıftan
ilkokula başladım. Bu arada ortaokul yıllarımda Altınyurt voleybol takımında
başlayan spor hayatım, Taç spor hentbol takımında devam ediyor ve beni
disipline ediyordu. Beni Spor Akademisi’ne almak istemelerine rağmen, lise 2.
sınıfa geldiğimde o zamanki adıyla Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’na nasıl
girileceğini araştırdım. Ne yazık ki okuduğum kolejde, resim derslerinin yerine
hep İngilizce dersleri konmuş ve temel eğitimden yoksun kalmıştım. Ama sorun
değildi; perspektif bilgisi dahi olmadan giriştiğim bu maceradan ilk tercihim
olan seramik bölümüne üçüncülükle girerek çıkacaktım. Hatta sonradan hocalarımın
itiraf ettiği gibi okulun tarihinde 16 yaşında okula alınan ilk öğrenciydim. O
hızla devam ettiğim derslerimde hocalarım hep cesaretime hayran kalıyordu. Son
sınıfa geldiğimde sınıf arkadaşım olan Çetin’le evlendik ve mezun olduktan
sonra hemen kendi atölyemizi kurmaya başladık. Bilgi birikimimizle küçük bir
atölye oluşturduk. Bu arada ilk oğlumuz doğmuş, bizimle birlikte büyüyordu. İlk
başlarda tasarım ağırlıklı seramik objeler üretirken, sonrasında
elektroporselen üretiminde daha başarılı olacağımızı fark ettik. Geçimimizi
sağlamak için son derece teknik bir konu olan bu alana yönelmeye başladık. Bu
arada ikinci oğlumuz da doğmuş, sorumluluklarım da artmıştı. O yıllarda
mikronlarla uğraşırken hep “40’ıma kadar bunları yapacağım sonra özüme
döneceğim” diyor ve sürekli yapmak istediğim projeleri oluşturup
biriktiriyordum. Hocalarımın ısrarıyla geç bir yüksek lisans deneyimini de erken
mezuniyetle tamamladıktan sonra bir yıl Kocaeli Üniversitesi’nde eğitimcilik
yaptım. Gençlerden çok iyi enerji alıp, tam zamanlı devam etme teklifine
rağmen; annemin ağır hastalığı buna engel oldu. Tüm bunlarla birlikte değişen
koşullar, hep kendime verdiğim sözleri tutmamı kolaylaştırdı. Karma sergilerle
başlayan deneyimlerimde, kimi zaman hızlı kimi zaman yavaş ama istikrarlı bir
şekilde ilerlemeye başladım. Yaptığım işlerin üretim aşamasında spor geçmişimin
disiplini hep kendini hissettirdi. Ama en önemlisi bugün geldiğim noktadaki
başlıca faktör; elektroporselen üretimindeki rutin ve sürekli kendini tekrar
eden bir süreci yaşamış olmamdır. Başlangıçtan beri birimlerden yola çıkarak
oluşturduğum işlerim, artık yüzlerce aynı birimin tekrarıyla oluşmaktadır. İşlerimde
zaman zaman destekleyici olarak kullandığım video ve fotoğraflarda da aynı
rutin ve tekrar süreci ağırlıklı olarak görülmektedir. Yıllar içinde enstalasyona
yönelmemin de, çocukluk hayalim olan “dekoratörlük”le bir ilgisi olabileceğini
de zaman zaman düşünürüm. Ayrıca yıllarca aynı malzemeyle çalışmaktan doğan
bilgi birikimimin de malzemeye olan hakimiyetimi arttırdığını düşünüyorum. Böylece
sorun yaşamadan projelerimi hayata geçirebiliyorum. Bugün geldiğim noktada
ileri baktığımda, hep iki ya da üç sene sonrasını düşünerek projeler
üretmekteyim. Hiçbir fikri atlamadan not eder, eskizlerini çizer; sonrasında
biriken bu onlarca fikrin içinden günün koşullarına uyanları hayata geçiririm.
Zaman içinde biriken tüm bu projeleri dönüp gözden geçirdiğimde, kendi
geçmişimle yüzleşirim. Tüm bunları yaparken hep bir derdim vardır, hep bir
sorundan yola çıkarak işlerimi üretirim. İşte bu dertleri daha çok
paylaşabilmek adına; Göçebe Bağımsız Sanatçı İnisiyatifi’ni oluşturmak için
başlattığım girişimde, benimle birlikte yola çıkan ve sonradan katılan
arkadaşlarla kolektif bir çabayla yürümekteyiz. Bu kolektif çalışma ruhunun
temelinin de, aldığımız eğitimden kaynaklandığını düşünüyorum. Herbiri kendi
alanında yetkin olan grup üyeleriyle birlikte, farkettiğimiz sorunlara kendi
tarzımızla yaklaşıp görünür kılmaya çalışıyoruz. Farklı projelerde diğer
sanatçı arkadaşlarla da birlikte çalışıp, enerjimizi arttırarak yolumuza devam
ediyoruz.
24.03.2012