Ali Taptık


1983 yılında İstanbul’da doğdum. Apartman çocuğuydum, pek sokakta oynama şansım olmadı, kapalı yerlerde fazla kalamamın nedeni budur diye düşünüyorum. İlkokuldan sonra İstanbul Erkek Lisesi’ni kazandım. Lisedeyken arkadaşlarımla farklı fanzinler ve Aksak isminde bir dergi çıkartmaya başladım. 13-14 yaşlarımdan beri fotoğraf çekmeye bir merakım vardı, işin “doğrusunu” öğrenmek için 16 yaşındayken İFSAK’a takılmaya başladım ve 19 yaşıma kadar o garip dernekte gönüllü bir şekilde debelendim. Bu zamanlarda Garanti Platform’daki etkinlikler, yapmak istediklerim için önemli bir referans oldu. Bu senelerde Halil Koyutürk’le tanıştım ve fotoğraf konusunda bir akıl hocası olarak yardımcı oldu. Lise son sınıfta bir an için “Güzel Sanatlar’da fotoğraf okusam mı?” diye düşündüm. Sonra oradaki hocaları ve işlerini ve bahsettiklerini duydukça aradığım eğitimin bu olmadığını anladım. Ailem de “Oğlum fotoğraf güzel ama bir mesleğin olsun...” dediler. Ben de işte “biraz sanat, biraz teknik” diyerek İTÜ’de Mimarlık bölümüne girdim. 2004’te İsveç’de (Halil Koyutürk tarafından organize edilen) İsveç Enstitüsü bursuyla genç Türkiyeli fotoğrafçılar için hazırlanmış üç aylık bir programa katıldım. Bu program sırasında bir festivalde ilk rezidans davetiyemi aldım. 2005’te Marsilya’ya gittim ve bir süre boyunca orada kendi projem üzerine çalıştım, bu sürede Marsilya’da fotoğraf üzerine yoğunlaşmış Atelier de Visu isimli kurumla sıkı bir bağ kurdum. Bir taraftan üniversite öğrencisi olduğum için birçok projede gönüllü olarak çalıştım, bunun yanında Arkitera için etkinlik fotoğrafçılığı, mimarlık dergileri için çeviriler yaptım. Aynı dönemde benim gibi bir fotoğrafçı olan Silva Bingaz’ın photoshop müdahaleleri, negatifleri tarama, dosyaları düzenleme gibi bilgisayar işlerine yardım ettim. Üniversiteyi bitirdiğim sırada (yavaş yavaş 5.5 senede bitirdim) özel bir galeride ikinci sergimi açmıştım. Bu sergilerin pek bir gelir getirdiği yoktu, masrafları ancak çıkartıyorlardı.

Üniversitenin 4. ve 5. senesinde yaptığım üretimler 2007 ve 2008’de 3-4 tane çok uluslu projeye davet edilmemi sağladı. Bunlardan Liverpool Capital of Culture için olan iki proje, 2008-2009’da idare edebileceğim bir gelir sağladılar. Sanat okumama kararımda devam ederek İTÜ Mimarlık Tarihi’nde Yüksek Lisans’a başladım. 2009 sonu, 2010 başında “Şaşılacak Bir Şey Yok” isimli sergimde beklemediğim ölçüde iyi bir satış gerçekleşti, bunu 2009’da yayınlanan Kaza ve Kader ve 2010 başında yayınlanan İstanbul’u Resmetmek isimli kitaplar takip etti. Halen her sene az sayıda ticari fotoğraf işi yapıyorum, bunlar genelde yabancı dergi ve gazeteler için 1-2 portre, mimarlık ve kent ile ilgili kurum ya da dergiler için İstanbul’un güncel sorunları hakkında ilüstratif fotoğraf işleri oluyor. Genellikle benim için büyük bir savaş alanı İstanbul’u fotoğraflamak... Yabancı dergilerin editörleri ya da kurumlardaki kuratörlerlerle bitmek bilmeyen kavgalar verdiğim bir alan. Yer yer klişeleşmiş İstanbul temsillerinden üretmem gerekse de editöryel seçimde sözüm olmayan projelere katılmamaya çalışıyorum. Aslında çalıştığım tüm işler bir şekilde mimarlık ya da fotoğraf ile direkt ilişkili oldular ve benim diğer üretimimi sürekli beslediler. Tüm bu süreç boyunca maddi olarak ayakta durmamı sağlayan en önemli şey babaannemden aileme kalan bir ev... Halen bu evde yaşıyorum.

30.01.2012