Canan



1970 yılında doğdum. Lisede güzel resim yapan bir öğrenciydim. Güzel Sanatlar okuluna nasıl girilir, nasıl ressam olunur konusunda hiçbir bilgiye sahip değildim. Bir kadın olarak bağımsız olmak için, ekonomik özgürlüğümü kazanabilirim umuduyla tercihlerim üniversite sınavında İşletme oldu ve 1987 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve idari Bilimler Fakültesi İşletme bölümünü kazandım. Öğrenciliğim sırasında okul kantinindeBakırköy meydanında amatör desen sergileri açtım. Hatta bu meydan sergileri sırasında sokakta kitap satanlarla değiş tokuş yaparak resimlerim karşılığında kitap sahibi oldum. Para karşılığı desen sattığım da oldu. İşletmedeki öğrenciliğim sırasında anketörlük, pazarlamacılık yaparak, takı yapıp satarak harçlığımı çıkardım. 1990 yılında hâlâ öğrenciyken bir bilgisayar 
firmasında ticari program destek elemanı olarak iş hayatına atıldım ve 1991 yılında evlendim. Arkasından özel bir firmada muhasebe ve finans konularında çalışmaya başladım, okulumu dışardan sınavlara girerek 1992 yılında bitirdim. Yaşıtlarımın kolaylıkla elde edemeyeceği yüksek tutarlı maaşa, şahsıma tahsis edilmiş bir arabaya ve parlak bir kariyere sahiptim. Hafta sonlarını değerlendirmek amacıyla bir resim kursuna yazıldım, kurstaki öğrencilerin bir kısmının Güzel Sanatlar sınavına hazırlandığının farkına vardığımda, hiç aklımda yokken Güzel Sanatlar'da okumaya karar verip sınavlara girdim. 1994 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nü kazandım. Öğrenciliğimin ilk bir yılında haftanın bir günü ve akşamları ya da hafta sonları çalışarak okulla birlikte işe devam ettim. İki işi bir arada götürmenin, her iki işi de hakkı ile yapmama zamansal olarak izin vermediğini fark edip çalıştığım iş yerinden ayrılmak zorunda kaldım. Yüksek maaşa, parlak kariyere ve altımdaki arabaya veda edip, düşük gelirle yaşamaya karar verdim. 1998 yılında okuldan mezun oldum. Eşimle birlikte iki yıl boyunca birlikte kurduğumuz internet cafenin işletmesinde çalışıp bir yandan da sanat üretimime devam ettim. Bu arada bir atölye açıp, güzel sanatlara hazırlananlara özel ders vererek geçimimi sağlamaya çalıştım. 2000 yılında kızım Nisanın  doğumu ile birlikte tam zamanlı anne, tam zamanlı ev kadınlığı yaparak atölyemi kapatmak zorunda kaldım. 2003-2004 yıllarında Nisa ile birlikte toplam 14 ay boyunca yurtdışında burslu yaşayarak geçimimizi sağladım. Bu arada az da olsa sanat yapıtı satarak gelirime katkıda bulundum. Ürettiğim işlerin satışını aylara böldüğüm zaman düşük ücretli bir gelire sahip olduğum söylenebilir bu süre zarfında. 2008 yılından itibaren bir galeri ile çalışmaya başladım ve şimdi kendi yaşamımı ürettiğim sanat yapıtlarının satışından elde ettiğim gelir ile sağlayabiliyorum. Sanat üretimi yapan bir kültür üreticisinin kendi üretimi ile yaşamını idame ettirmesi gerektiğini düşünüyorum. Tam zamanlı olarak üretimini gerçekleştiremeyen bir sanatçının yeterli konsantrasyonunu, düşünsel sürecini üretimine yeteri kadar yansıtamayacağını düşünüyorum. Kişisel tarihimden yola çıkarak tam zamanlı annelik, tam zamanlı ev kadınlığı, tam zamanlı bir iş yerinde çalışmanın, tam zamanlı internet cafeciliğinin ve tam zamanlı ders vermenin  sanatsal üretimi sekteye uğrattığını deneyimledim. Bir sanatçının tam zamanlı sanatçı olması gerektiğini düşünenlerdenim. Parlak bir kariyere sanatçı olmak için veda ettikten sonra, düşük ücretli olarak başka bir iş dalında çalışma düşüncesinin beni delirttiğini söyleyebilirim. Diğer iş kollarında olduğunun aksine, günün 24 saati, haftanın 7 günü ve yılın 365 günü non-stop çalışan bir kültür üreticisi olarak asgari düzeyde de olsa yaşamımı ürettiğim sanat ile kazanmam gerektiğine inanıyorum.

9.02.2010