Ahmet Öğüt

1981 yılının sonbaharında Diyarbakır’da doğdum. Çocukluğumdan beri kirada oturduk ve birçok ev değiştirdik. 2011 Ağustos ayında nihayet 1+1 bir ev sahibi oldum fakat annemler kirada oturmaya devam ediyor, ben de onlara destek olmaya devam ediyorum. İlkokul yıllarımda babam DMO’da (Devlet Malzeme Ofisi) memurdu. O yüzden bizim evde renkli kartonlar, mukavvalar, kalemler, zamklar, yapıştırıcılar eksik olmazdı. 10’lu yaşlara geldiğimde bu malzemelerle yaptığım ev, araba ve gemi maketlerini apartmanın avlusunda çekiliş yaparak satıp, harçlığımı çıkarıyordum. Ortaokula başladığım sıralarda içinde kendi kurguladığım çizgi romanlar, bulmacalar olan tek sayılık bir dergi yaptım ve 10 adet çoğaltıp, sınıfta bu dergileri sattığımı hatırlıyorum. Dergiyi alanlara yine elle yaptığım minik not defterleri hediye ediyordum. Bir ara, kısa süreliğine bir su tesisatçısında çıraklık yaptım. Ortaokul yıllarımın sonuna doğru, babam İstanbul’a kumaş almaya gitmişti. Annem İstanbul’dan gelen bu seri sonu kumaşlarla düzinelerce uzun kollu tşört ve eşofman takımları dikti. Ben de bunların üzerine, tasarladığım çizimleri serigrafi baskı yapıp, içlerini kumaş boyası ile boyadım. Daha sonra babamla pazarda tezgah kurup bu “ürünleri” satmıştık. 1996 yılında Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi’ne başladım. Lise yıllarımda sınıf arkadaşım Ömer’le birlikte bir tabelacı dükkanı açmıştık. Mahalledeki dükkanların tabelalarını elle boyuyorduk. Tabelacı dükkanını, kirasını çıkaramayınca kapatmak zorunda kaldık. Daha sonra aynı arkadaşımla, birkaç kıraathaneye duvar resimleri yaptık. Ayrıca para kazanmak için Diyarbakır’daki bütün kıraathaneleri gezip eskimiş okey taşlarını boyadık, yeniledik. İki arkadaş, 1998 yılında Diyarbakır Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde ilk sergimizi açtık. Yine lise yıllarımda yaz ayları boyunca üniversiteye hazırlık resim kursu vermeye başladım. Kursun adı “Arjin”di. Bu işe birkaç yaz devam ettim. 1999 yılında Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nde okumak için Ankara’ya gittim. O yıllar maddi olarak en sıkıntılı yıllarımdı. İlk sene yurtta kaldım. Yurtta karakalem portre yapmaya başladım ama bu işten pek para kazanamadım. Sonra Tunalı Hilmi caddesindeki bir çerçeveci dükkanı için bir-iki röprodüksiyon resim yaptım, o işin de devamı gelmedi. Arkadaşlarla ortak eve taşındığım geri kalan 3 yıl boyunca okula hep otostopla gidip geldim. Öğrenim bursum ve ücretsiz yemek kartım vardı. Birkaç kere bir dershanede deneme sınavı gözetmenliği yaptım. Kısa bir süre resim kursu verdim. Birkaç tane çocuk kitabına kapak yaptım. Birkaç ay mimari maket yapan bir şirkette kompresörle maket boyaması yaptım. 2002 yılında İstanbul’da Proje4L’de gerçekleşen, küratörlüğünü Vasıf Kortun'un yaptığı (Halil Altındere’nin öneri ve yardımlarıyla) “Plajın Altında; Kaldırım Taşları” sergisine, okey taşları boyama işime gönderme yapan bir performansla katıldım. 2003 yılının ortasında İstanbul’a taşındım. Kardeşimin arkadaşlarıyla Kartal’da kiraladığı öğrenci evine yerleştim. Sıkıntılı geçen 6 aylık bir boşluktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi Master Programı’nı kazandım. Daha sonra 2004 yılının başında İnci Eviner'in desteğiyle Araştırma Görevlisi kadrosuna alındım. Orada çalıştığım 3 yıl boyunca, kendi sanatsal üretimlerime de devam ettim. 2004 yılından itibaren yurtdışında sergilere katılmaya başladım. 2005 yılının sonuna doğru ilk defa bir çalışmamı sattım. 2007 yılında Hollanda’daki 2 yıllık Rijksakademie bursunu kazandım. Çalıştığım üniversitede 2 yıllık yurtdışına gitmeme izin verilmediği için Araştırma Görevliliği'nden istifa etmek zorunda kaldım ve akabinde Amsterdam’a taşındım. O tarihten beri full-time sanatçı olarak çalışıyorum. 2007 yılında Finlandiyalı sanatçı Pilvi Takala ile evlendim. Son birkaç yıldır sergilerden dolayı yılın yarısından fazlasını yolculuk yaparak geçiriyorum. Halen kalıcı bir stüdyom yok, genelde evde ve gittigim yerlerde çalışıyorum. Sergiler dışında zaman zaman yurtdışındaki okullarda dersler veriyorum, ögrencilerle atölye çalışmaları yapıyorum, farklı kurumlarda sunumlar yapıyorum ve seminerlere katılıyorum. Şu anda bir galeri ile çalışmıyorum. Senede ortalama 2-3 tane iş satıyorum ve bu geçinmeme ve anneme finansal olarak destek olmama rahatlıkla yetiyor. Avrupa’da birkaç yıl daha yaşayıp, daha sonra eşimle birlikte İstanbul’a yerleşmeyi planlıyoruz. Çocukluğumdan bu yana yaptığım bütün bu işler, yapıtlarıma her zaman bir esin kaynağı oldu ve oluyor.

18.01.2010 (Ocak 2012'de revize edildi)