1968 yılında İstanbul’da doğdum. Küçükçekmece, Cennet mahallesinde büyüdüm. Sol-sağ çatışmalarının yoğun olduğu bir mahalleydi. 12 yaşında iken 80 darbesi oldu. En sevdiğim ağabeyler, ablalar içeri alındılar. O yıl ortaokula başladım. İstanbul Kız Lisesi’nde, devlet parasız yatılı olarak okudum. Lise 2’den itibaren sadece sanat ile ilgileniyordum ve tek isteğim ressam olmaktı. 1985’de Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü’ne girdim. 1990’da Adnan Çoker atölyesinden mezun oldum. Yüksek Lisans yapmaya başladım ama okuldaki hocaların, soyut, kavramsal, figüratif arasındaki çekişmelerinden sıkıldım ve Yüksek Lisansı yarım bıraktım. Asla akademisyen olmak istemediğimi anladım.
1992’de Sanat Tanımı Topluluğu ile çalışmaya başladım. Yaklaşık 3 yıl, kavramsal sanat, dilbilim, felsefe çalıştım onlarla. Ayrıca para kazanmak için “en temiz iş öğretmenliktir” mantığından yola çıkarak Milli Eğitim’de, resim öğretmenliğine başladım. Kağıthane’de, Ahmet Çuhadaroğlu İlköğretimokulu’nda 4 yıl çalıştım. Öğretmen maaşımla yaşamakta çok zorlanıyordum. İlk iş sendikalı oldum, eylemlere katıldım. Milli Eğitim’de çalıştığım okulda sürekli politik gündem vardı. Bu arada fotoğraf ile işler üretmeye başlamıştım. Modellerim genellikle öğrencilerimdi, onların portreleriyle ilk dönem çalışmalarım ortaya çıktı.
1996’da hem Milli Eğitim’deki memuriyetten, hem de Sanat Tanımı Topluluğu’ndan ayrıldım. Robert Kolej’de resim öğretmenliğine başladım. Robert Kolej’de iyi maaş almaya başlamıştım, hayatımı biraz daha toparlayabilmiştim. Ama Milli Eğitim’deki gibi aktif bir ortam yerine tamamıyla apolitik bir ortam vardı. Kolejdeki öğrencilerim çok iyiydi, ama Amerikan sistemi korkunçtu. Yani biraz daha para kazanmanın bedeli ağır olmuştu, hem çok çalışıyordum, hem de kendimi yabancılaşmış hissediyordum. İlk biriktirdiğim para ile kendime kamera aldım, video işlerime başladım. 1997’de benim gibi Sanat Tanımı Topluluğu’ndan ayrılan Nancy Atakan, Gül Ilgaz ve Gülçin Aksoy Özdemir ile “Arada” sergilerini yapmaya başladık. AKM, Taşkışla ve Arnavutköy atölyede sergiler yaptık. 1999’da 6. İstanbul Bienali’ne katıldım ve yurtdışı sergilerinde yer almaya başladım: “İskorpit”,”Stills, cuts, fragments”, “Hiçbiryerden” vb. 2000-2003 yıllarında Arada grubundan daha geniş bir ekiple, Karşı Sanat Çalışmaları’nda “Yerli Malı”, “Yurttan Sesler”, “Aileye Mahsustur” sergilerini yaptık. Bence o yıllar sanat tartışmalarının daha yoğun olduğu yıllardı.
2000 yılında Robert Kolej’den ayrıldım. Özel resim dersi vererek yaşamaya başladım, çok heyecanlıydım çünkü çalışmalarıma daha çok vakit ayırabiliyordum. Bir taraftan da korkuyordum, artık düzenli bir maaşım yoktu ve yaşayacak parayı kazanabilecek miydim?
Yine 2000 yılında Hafriyat grubuna katıldım. 2003 Venedik Bienali Türkiye pavyonu ve daha birçok yurtdışı sergisinde yer aldım. 1 Mayıs 2007’de Hafriyat Grubu ile Hafriyat Karaköy’ü açtık. “Allah Korkusu”, “Haksız Tahrik”, “Dünyayı Yesen Doymazsın”, “Münferit” gibi birçok sergi Hafriyat Karaköy’de gerçekleşti. 19 Ocak 2007’de Hrant Dink’in öldürülmesi beni daha da aktivist bir alana kaydırdı. Sivil İnisiyatifler, eylemlerle daha çok tanışıklığım oldu. 2009’da Hafriyat grubundan ayrıldım. 2007’de “Foto-mezar” adlı ilk kişisel sergimi, Apartman projesinde, 2008’de “Babaevi Apt.” adlı ikinci kişisel sergimi Pi Artworks’te, 2010’da “Mütevazi Manzara” adlı üçüncü kişisel sergimi de C.A.M Galeri’de gerçekleştirdim. C.A.M. galeri ile bir yıl çalıştım. 2011 yılında ayrıldım. Kurumlara bağlı ya da küratörlü sergilerde işlerimin prodüksiyonu karşılanıyor, özellikle yurtdışı sergilerinde az da olsa katılım parası alıyorum. Zaman zaman işlerim satılsa da bununla yaşamak imkansız, kendi varoluşumu sürdürmem,18 senedir resim öğretmenliğimle gerçekleşiyor.
6.06.2010
1992’de Sanat Tanımı Topluluğu ile çalışmaya başladım. Yaklaşık 3 yıl, kavramsal sanat, dilbilim, felsefe çalıştım onlarla. Ayrıca para kazanmak için “en temiz iş öğretmenliktir” mantığından yola çıkarak Milli Eğitim’de, resim öğretmenliğine başladım. Kağıthane’de, Ahmet Çuhadaroğlu İlköğretimokulu’nda 4 yıl çalıştım. Öğretmen maaşımla yaşamakta çok zorlanıyordum. İlk iş sendikalı oldum, eylemlere katıldım. Milli Eğitim’de çalıştığım okulda sürekli politik gündem vardı. Bu arada fotoğraf ile işler üretmeye başlamıştım. Modellerim genellikle öğrencilerimdi, onların portreleriyle ilk dönem çalışmalarım ortaya çıktı.
1996’da hem Milli Eğitim’deki memuriyetten, hem de Sanat Tanımı Topluluğu’ndan ayrıldım. Robert Kolej’de resim öğretmenliğine başladım. Robert Kolej’de iyi maaş almaya başlamıştım, hayatımı biraz daha toparlayabilmiştim. Ama Milli Eğitim’deki gibi aktif bir ortam yerine tamamıyla apolitik bir ortam vardı. Kolejdeki öğrencilerim çok iyiydi, ama Amerikan sistemi korkunçtu. Yani biraz daha para kazanmanın bedeli ağır olmuştu, hem çok çalışıyordum, hem de kendimi yabancılaşmış hissediyordum. İlk biriktirdiğim para ile kendime kamera aldım, video işlerime başladım. 1997’de benim gibi Sanat Tanımı Topluluğu’ndan ayrılan Nancy Atakan, Gül Ilgaz ve Gülçin Aksoy Özdemir ile “Arada” sergilerini yapmaya başladık. AKM, Taşkışla ve Arnavutköy atölyede sergiler yaptık. 1999’da 6. İstanbul Bienali’ne katıldım ve yurtdışı sergilerinde yer almaya başladım: “İskorpit”,”Stills, cuts, fragments”, “Hiçbiryerden” vb. 2000-2003 yıllarında Arada grubundan daha geniş bir ekiple, Karşı Sanat Çalışmaları’nda “Yerli Malı”, “Yurttan Sesler”, “Aileye Mahsustur” sergilerini yaptık. Bence o yıllar sanat tartışmalarının daha yoğun olduğu yıllardı.
2000 yılında Robert Kolej’den ayrıldım. Özel resim dersi vererek yaşamaya başladım, çok heyecanlıydım çünkü çalışmalarıma daha çok vakit ayırabiliyordum. Bir taraftan da korkuyordum, artık düzenli bir maaşım yoktu ve yaşayacak parayı kazanabilecek miydim?
Yine 2000 yılında Hafriyat grubuna katıldım. 2003 Venedik Bienali Türkiye pavyonu ve daha birçok yurtdışı sergisinde yer aldım. 1 Mayıs 2007’de Hafriyat Grubu ile Hafriyat Karaköy’ü açtık. “Allah Korkusu”, “Haksız Tahrik”, “Dünyayı Yesen Doymazsın”, “Münferit” gibi birçok sergi Hafriyat Karaköy’de gerçekleşti. 19 Ocak 2007’de Hrant Dink’in öldürülmesi beni daha da aktivist bir alana kaydırdı. Sivil İnisiyatifler, eylemlerle daha çok tanışıklığım oldu. 2009’da Hafriyat grubundan ayrıldım. 2007’de “Foto-mezar” adlı ilk kişisel sergimi, Apartman projesinde, 2008’de “Babaevi Apt.” adlı ikinci kişisel sergimi Pi Artworks’te, 2010’da “Mütevazi Manzara” adlı üçüncü kişisel sergimi de C.A.M Galeri’de gerçekleştirdim. C.A.M. galeri ile bir yıl çalıştım. 2011 yılında ayrıldım. Kurumlara bağlı ya da küratörlü sergilerde işlerimin prodüksiyonu karşılanıyor, özellikle yurtdışı sergilerinde az da olsa katılım parası alıyorum. Zaman zaman işlerim satılsa da bununla yaşamak imkansız, kendi varoluşumu sürdürmem,18 senedir resim öğretmenliğimle gerçekleşiyor.
6.06.2010