Mustafa Kaplan


1965 yılında, Konya’nın Çumra ilçesinde doğdum. Çatalhöyük ören yerinin hemen yanında, göçmen nüfusla oluşturulan ve cumhuriyet sonrası kurulan kasabalardan birisidir. Çocukluk dönemini oldukça eğlenceli geçirdim, kasabanın Çarşamba çayı ve çay boyunca sıralanan kavun, karpuz tarlaları ve elma bahçeleri oyun alanlarımızdı. Ortaokulu kasabada okudum, teknik lisede elektrik bölümündeki eğitimimi de büyük şehirde Konya’da tamamlayıp, 1984 yılında elektronik mühendisliği okumak üzere İstanbul’a geldim. İstanbul'a henüz alışmaya çalıştığım ilk sene içerisinde Geyvan Mcmillan’ın Yıldız Üniversitesi’nde açtığı dans derslerini tesadüfen gördüm ve katıldım. Bir sene devam ettim. 1986 yılında, Hilmi Bulunmaz’ın yönettiği bir tiyatronun çalışmalarına katılıyordum ve Ziya Azazi ile birlikte İstanbul Teknik Üniversitesi'ndeki dans grubunu çalıştırıyordum. Bulunmaz Tiyatrosu'nda ve üniversite dans grubunda, küçük koreografiler yapmaya başladım. Bütün bunları yaparken aynı zamanda anketörlük yaparak masraflarımı karşılayacak parayı kazanıyordum.

1987-90 yılları arasında, dans eğitimi için, kısa süreli olarak, Sait Sökmen’den caz dans, Cem Ertekin’den bale dersleri aldım. 1990 yılında Şehir Tiyatroları'nda Ali Taygun’un yönettiği Mösyö Butterfly oyununda dans etmek üzere 
Şehir Tiyatroları’nda yevmiyeli olarak çalışmaya başladım. Bir sene sonra konuk sanatçı kadrosunda Şehir Tiyatroları’nda Selçuk Borak’ın koreografisini yaptığı müzikallerde dans ediyordum, aynı zamanda Aydın Teker’in koreografilerinde oynuyor ve Yeşil Üzümler Dans Tiyatrosu grubuyla çalışmalar yapıyordum. Sonraki yıllarda Şehir  Tiyatroları içerisinde kendi kısa koreografilerimi yapmaya başladım. Çok yeterli olmayan maaşımı “ekstra” işlerle desteklemeye çalışıyordum; defilelerde, konserlerde dans ediyordum, oynadığım bir fotoromandan aldığım yüklüce bir parayla 1984’te bedelli askerliğimi yaptım.

1995 yılında, Şehir Tiyatroları içerisinde bir birim olan Tiyatro Araştırma Laboratuvarı’nda (TAL) Beklan Algan yönetiminde çalışmaya başladım. Yine aynı sene içerisinde kurucularından biri olduğum “Dans Fabrikası”na koreografiler yaptım. TAL’deki ilk senemin ardından, Christine Brodbeck’ten dans dersi almakta olan bir grup arkadaşı, birlikte çalışmak ve deneyimlerimizi paylaşmak üzere TAL stüdyosundaki dans çalışmalarına davet ettim, 1996 yılında TAL'de yapılan dans çalışmaları ve gösteriler sayesinde "TAL Dans birimi" olarak görünür, bilinir olmaya başladık. 1997 yılında İstanbul Tiyatro Festivali’nde Mehmet Sander’in oyununu izledim, çok beğendim ve etkilendim. Aynı yıl Assos Gösteri Sanatları Festivali’nde Hüseyin Katırcıoğlu’nun oyununda oynadım, iki sene sonra aynı festivalde,  oyununda dans ettiğim İsviçreli koreograf Yann Marusshic’nin davetiyle ilk yurtdışı gösterimi Cenevre’de yaptım ve ilk defa kendi oyunum karşılığında iyi bir ücret aldım.

2001 yılında Şehir Tiyatroları'ndaki yeni yönetimin TAL’i kapatmasının ardından, "TAL Dans birimi" olarak, Şehir Tiyatroları’ndan ayrıldık, dans çalışmalarını, sonradan "Çatı Stüdyosu" ismini alan, Beyoğlu'ndaki yeni adresine, bağımsız bir mekâna taşıdık. Kolektif bir yapıya dönüşen bu grupla, Çatı Çağdaş Dans Sanatçıları Derneği’ni kurduk. 2002 yılında, Paris’te bulunan “Centre Nationale de la Danse” tarafından yeni bir dans projesi yapmak üzere davet aldım. Bu teklif, uzunca bir süredir  birlikte çalıştığımız Filiz Sızanlı ile yeni bir başlangıç yapmamıza neden oldu, yeni oyunlarımızın koreografilerini "Taldans" adı altında birlikte yapmaya başladık. 2006 yılında Montpellier Dans Festivali (Fransa) ile, 2009 yılında, Linz Avrupa Kültür Başkenti (Avusturya), 0090 Kustenfestival (Belçika) ve yine Montpellier Dans Festivali (Fransa) ile ortak prodüksiyonlar yaptık ve ilk defa bir proje için bütçemiz oldu, birlikte çalışmak üzere başka sanatçıları davet ettik ve onlara ücret ödeyebildik.

2001-2010 yılları arasında gönüllü olarak Çatı’da ücretsiz dersler verdim, yine bu süreçte Mimar Sinan Üniversitesi Modern Dans bölümünde iki sezon, Yıldız Üniversitesi Modern Dans bölümünde bir sezon gönüllü olarak ücretsiz dersler verdim. Yaptığım özel workshop’lardan az da olsa bir gelir edindim. Yurtiçinde birçok kez ücret almadan gösteriler yaptık, son yıllarda açılan sahnelerde oynadık ve bilet gelirinden pay aldık, bu gelirler, yapılan gösterilerin masraflarına karşılık geldiği için bir kazanca dönüşemedi. Bu süre içerisindeki bütün kazancımızı yurtiçi ve yurtdışında katıldığımız festivallerden yaptığımız ortak prodüksiyonlardan ve yine yurtdışında yaptığımız gösterilerden elde ettik.


18.02.2010