1981
yılının şubat ayında Ankara'da doğdum. Üç yaşında resim kursuyla başlayan eğitim
serüvenim, Ankara Güzel Sanatlar Lisesi, Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü
ve ardından Yıldız Teknik Üniversitesi sanat ve tasarım bölümünde masterla
beraber sonlandı. Bu arada 2005 yılında da HaZaVuZu adını verdiğimiz grubumuzu
kurduk.
İlk hatırladığım; para kazanmak için mahalleden çocuklarla ağaçlardan sümbülleri toplayıp, komşuların kapılarını çala çala satmaya çalıştığımız günler. Böylesi bir çalışma, altına kaçırana kadar gülmemizle sonuçlanarak cebimize kâr kalmıştı. Daha sonra kendi harçlığımı çıkartmak için ilk olarak okul şenliklerinde kendi yaptığım kartları, tşörtleri satmaya çalışmıştım, bu da pek bir harçlık getirmedi tabii ki. Bir de arkadaşımızın babasının ufak fabrikasında dondurulmuş gıdaları paketlemiştik kısa bir süreliğine, sonrasında kibarca postalanmıştık. Üniversite yıllarında ise iki yılda bir bienallerde asistanlık yapmıştım. 2007 yılında grubumuz bienale kabul edildiğinde o dönem için sanatçı olmanın asistan olmaktan daha az para kazandırdığını anlamış oldum. Bir dönem de Güçlü Öztekin ile Tiyatro Oyunevi’nde Werner Schwab’ı Baştan Çıkarma Rondu / Döne Döne adlı oyunu için yapay cinsel organlar tasarlamıştık aynı dönemde bir türlü basılamayan bir çocuk kitabı denememiz olmuştu. Her ikisinden de maddi olarak tınağımızın ucu kadar para kazandık.
Uzun süre bir galeride çalışmadığım için yaptığım işleri satmakla ilgili hiçbir gelişme olmadı. Arada ilgilenen, beni desteklemek için işlerimi alan kişiler oldu. Hiçbir zaman düzenli bir işe sahip olmadım. Her zaman kendi çalışmama ve grupla olan provalarımıza zaman ayırabilmek benim için öncelik oldu. Son üç yıldır düzensiz aralıklarla yurtdışında ve İstanbul’da pek çok sergi, konser ve performans düzenledik. Bazı zamanlar 3 aylık veya 1 aylık rezidanslara katıldık ve herbirimiz tüm planlarımızı, işlerimizi böylesi bir çalışma temposuna göre ayarlamaya çalıştık. Bir yandan da galeri ile çalışmaya başladım, kişisel işlerime de devam ediyorum ikinci kişisel sergimi hazırlıyorum.
Böyle bir üretme ve kazanma ekonomisinin üretim şeklini ve sürecini şekillendiren önemli kanallar olduğunu düşünüyorum. Koşullara adapte olmak veya razı olmak yerine kaçak yollardan üretim koşullarının ortaya çıkabileceğine inanıyorum. Herkesin kendi istikrarlı ekonomisini yaratabildiği ve bunu her şeye rağmen tazeleyebildiği sürece hayallerini satmayacağını düşünüyorum.
14.02.2010
İlk hatırladığım; para kazanmak için mahalleden çocuklarla ağaçlardan sümbülleri toplayıp, komşuların kapılarını çala çala satmaya çalıştığımız günler. Böylesi bir çalışma, altına kaçırana kadar gülmemizle sonuçlanarak cebimize kâr kalmıştı. Daha sonra kendi harçlığımı çıkartmak için ilk olarak okul şenliklerinde kendi yaptığım kartları, tşörtleri satmaya çalışmıştım, bu da pek bir harçlık getirmedi tabii ki. Bir de arkadaşımızın babasının ufak fabrikasında dondurulmuş gıdaları paketlemiştik kısa bir süreliğine, sonrasında kibarca postalanmıştık. Üniversite yıllarında ise iki yılda bir bienallerde asistanlık yapmıştım. 2007 yılında grubumuz bienale kabul edildiğinde o dönem için sanatçı olmanın asistan olmaktan daha az para kazandırdığını anlamış oldum. Bir dönem de Güçlü Öztekin ile Tiyatro Oyunevi’nde Werner Schwab’ı Baştan Çıkarma Rondu / Döne Döne adlı oyunu için yapay cinsel organlar tasarlamıştık aynı dönemde bir türlü basılamayan bir çocuk kitabı denememiz olmuştu. Her ikisinden de maddi olarak tınağımızın ucu kadar para kazandık.
Uzun süre bir galeride çalışmadığım için yaptığım işleri satmakla ilgili hiçbir gelişme olmadı. Arada ilgilenen, beni desteklemek için işlerimi alan kişiler oldu. Hiçbir zaman düzenli bir işe sahip olmadım. Her zaman kendi çalışmama ve grupla olan provalarımıza zaman ayırabilmek benim için öncelik oldu. Son üç yıldır düzensiz aralıklarla yurtdışında ve İstanbul’da pek çok sergi, konser ve performans düzenledik. Bazı zamanlar 3 aylık veya 1 aylık rezidanslara katıldık ve herbirimiz tüm planlarımızı, işlerimizi böylesi bir çalışma temposuna göre ayarlamaya çalıştık. Bir yandan da galeri ile çalışmaya başladım, kişisel işlerime de devam ediyorum ikinci kişisel sergimi hazırlıyorum.
Böyle bir üretme ve kazanma ekonomisinin üretim şeklini ve sürecini şekillendiren önemli kanallar olduğunu düşünüyorum. Koşullara adapte olmak veya razı olmak yerine kaçak yollardan üretim koşullarının ortaya çıkabileceğine inanıyorum. Herkesin kendi istikrarlı ekonomisini yaratabildiği ve bunu her şeye rağmen tazeleyebildiği sürece hayallerini satmayacağını düşünüyorum.
14.02.2010